2/8/2009

Ünlem1.      Rüzgarlı bir günde, rüzgarı arkana, ormanı önüne alır, bir masumcuk ateş yakarsın, veya gece-ülkem toprağı sahipsizken birkaç el testereli adam sokarsın, veya satılmış-yalancı birkaç imza bulursun; sonuç; güzelim ağçlar kayıp; arazi de ormanlık vasfını yitirivermiş.
Sonra da ülkem ahlakı seferber, mahkemeler bihaber, görmesi-sahip çıkası için maaş alanlar kayıp, üzerine beton abideler dikilir, birkaç el satılır, hainler masum olur; affedilir. Eski sahipler seçimde, yeni sahipler suçsuz, işte sana çarpık, boyaları yeşil ama yeşil canlısı olmayan, şehirler. Deprem olur; vah vah!
Rüzgar eser vah vah! Sel gelir vah vah! Hava kirliliği olur vah vah!
Kendimizi uygar uluslara yakıştırmaya da bayılırız. Mümkün mü???

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

10/2/2009

"Kendin icin yasamaya kalktigin gün, öldügün gündür."


"Hayret
Beni bir köpek ısırdı
Her gün kemik verdiğim
Kucağıma alıp tüylerini okşadığım
Yanaklarından öptüğüm köpek ısırdı
Hayret
Oysa hiç de insana benzemiyordu."

*           *            *

"Kültürel dengesizlik maddi dengesizlikten daha tehlikelidir."


"Yarın sizin malınız değildir.” 

 

"Edeple gelen saygıyla uğurlanır."

*           *            *

"Bu gün birisiyle dost olduðunuzda, yarin onun bir düsman olabilecegini unutmayin."


"Daimi dost, daimi düsman yoktur, daimi ortak menfaat vardir.” 

 

"Dostluklarda da düsmanlikta da asiriya kaçmayin."

*           *            *



"Egitim, adalet ve disiplinin olmadigi bir ülke, demokratik degildir.”

"Adalet, güçlüden yanadir.” (Eger güçlüysen adalet vardir.)

"En büyük güç; gizli güçtür.”

"En güçlü oldugunu sandigin gün, en zayif günündür.”

*           *            *

"Savaşa girmek elinizde, savaştan çıkmak elinizde değildir.”

"İnsanı başarıya götüren yol, çesitli köselerde duraklayan ayaklardır.”

"Kafanız ayağınıza hükmetsin, ayağınız kafanıza değil.”

"Aynı yolda birlikte yürüyebiliriz; ama hiçbir zaman beyinlerimiz ve hedeflerimiz ayni değildir.”  


*           *            *

"Para kazanmak marifet değildir. Parayı tüketebilmek ve paranın refahını kendinize sağlayabilmeniz önemlidir.”

"Kullanmadığınız mal, harcamadığınız para sizin değildir."

"Aklının tamamını paraya çevirme, sonra bir gün gelir, beynin boş bir cüzdana benzer."

*           *            *

 

"Başarı mutluluktur.”

"Kalp atışlarında aşk varsa eğer, bu dünya herşeye değer."

"Hayat güzeldir, başkalarının hayatından uzaklaşırsan, başkalarının hayatına karışmazsan hayat güzeldir.”

 

*           *            *

"Güzel bir kadın sizi sürüklüyorsa bilin ki sonu uçurumdur.”

"Filden korkma; ama kadından kork.”

"Çocukların çiçektir. Onlara iyi bak.”


*           *            *

"Su kutsaldır. Çünkü hayatın suya bakar.”

"Var olusun Tanrı’ya, Tanrı’nın oluşu, sana bakar.”

"Tanrı ile aran iyi olsun, yoksa sıkıntıdan kurtulamazsın."

"İman, iki eşit parçadır; yarısı iman, yarısı ise sabır"


*           *            *

"İnsan, dilinin altında gizlidir."

"Kafanı sağa sola çevirme, sözlerini de hiçbir zaman evirme. Gözlerin görüyorsa, gözlerinin doğrultusunda, eğri büğrü yollara sapmadan ilerle." 

"Salim kalple yola çıkan, yolda kalmaz." 

"Sonradan özür dilemeyi gerektirecek şeyler yapmaktan kaçınınız."  

"Aldığın borca bakma, ödeyeceğin günü unutma.” 

"Mazlumun bedduasından sakınınız. O dua ile Allah arasında perde yoktur."

"Haset, ateş odunu nasıl yer yutarsa, iyilikleri yutar, mahveder."

"Sürünen insana yaklaşma, sonra ayaklarına dolaşır.”

"Kardeş, sakın kardeşe bakma; sonun düşmanlıktır.”


*           *            *

"Avrupa'yı Avrupa yapan, Türkler'dir."

"Avrupa'dan kilise hakimiyetini kaldıran, Türkler olmuşlardır."

"Avrupa'ya giden refah yolu Türkiye'den geçer."

"Türkiye'yi Lozan'a sıgdırmak mümkün değildir.”  


Lütfü Akdoğan 


TANRIM

Tanrım ne günah işledim ki
Düştüm böyle bir aşka
Bulamadın mı bu acıyı verecek
Benden başka
Kulakları tıkalı
Gözleri kapalı
Zincire vurulmuş
Kalbi durmuş
Yerde mi gökte mi
Bilmiyorum onu.
Tanrım nedir bu aşkın sonu
Gel desem gelmez
Git desem gitmez
Tanrım nedir bu aşkın sonu

2004



KORKMA

Korkma ölümden
Korkma
Hayattan işten
Güçten
Yeter ki vicdanın
Rahat olsun
Temelden
Göz koyma sakın
Hayır gelmez
Sana
Kimsenin parasından
Koltuğu malından
Çalış kendine güven
Gece gündüz
Kalmak istersen
Gürbüz
Hayat bir su gibi
Akar gider
Sen mutlu ol, yeter.

2007


YOLSUZLUK 

Yalan dolan haksızlık
Her tarafta yolsuzluk
İnliyor millet
Varlık içinde yoksulluk
Okul yok
Hastahane yok
İş-güç
 Ev-bark
Ne gezer
Devlet ise ancak bizi ezer
Dündü evimize gelen
Oyumuzu isteyen
Birden bire kayboldu
Kapımızı aşındıran
Duyduk şimdi olmuş:
Zengin
Onun yanında biz kaldık:
Engin
Tanrım:
Göster bize adaleti
İhanet edenler:
Zulmü
Hak etti
İnsanoğludur
Nankör
Koltuğa oturunca
Olur
Kör.

15.01.2007 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

13/1/2009

Turk Bayrağı

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

13/1/2009

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

http://hakikatim.blogcu.com/oy-men-olmusem-gavim-gardas-nerdesen

13/1/2009

                                                       

 

Oğuzam
Türk menem...
Bayatlardan Türkmenem...
Damarlarındaki asil kan
Aslına çektiğin ırk menem...
Yaprağın asılı dallar,
Gövdeni taşıyan kök menem...
Yolunu gözleyen yar
Aşkınla çarpan yürek menem...
Can içre canan bilmişem gavim gardaş, nerdesen...
Yedi koldan,
Yirmidört boydan
Gelmişem Orta Asyadan...
Yayından fırlayan ok
Huduttan hududa atılan mızrak
Deli havalar soluyan kısrak
Gibi esmişem...
Az gitmişem, uz gitmişem

Dere tepe düz gitmişem...
Kuş uçmaz kervan geçmez dağları
Göçebe adımlarla gezmişem...
Irağı yakın, yurdumu Irak eylemişem...
Tırnaklarımla oymuşam tortu kayaları
Kıraç toprakları gözyaşlarımla sulak etmişem...
Kızgın tohumlar serpmişem,
Emek vermişem,
Aşa getirmişem...
Türk illerine haber salmışam
Gavim gardaş, nerdesen...
Selçuklu şah-ı sultanlarım adım atmış otağıma
Kapıda karşılamışam civan mert erlerimi

Başım gözüm üstüne berhudar ağırlamışam...
Musul’da Zengiler
Kerkük’te Kıpçaklar
Erbil’de Beg Teginliler
Yiğit yatağı Atabegler kurmuşam
Dokuz başlı tuğlar aparmışam yad ellere
Türk’ün adını âlemlere duyurmuşam...
Bayındır Kızanı torunlarımı kucaklamışam
Bahar coşkusu Akkoyunlar gibi ovalara yayılmışam...
Sultan Cined’in emaneti
Şah İsmailimle pişirmişem ham yanlarımı
Ocağımda tüten Safevi ateşiyle alev alev yanmışam...
Genç Osmanlıyla açmışam Bağdat’ın kapısını
Cahiliye devrini hepten kapatmışam...
Dil, din ve ırk özgürlüğüyle donatmışam halkları
Çıra gibi aydınlatmışam kör karanlık tarihi
Çevreme ilim, irfan, ışık saçmışam...
Derin hülyalara dalmışam gavim gardaş, nerdesen...

Ne zaman ki
Türk birliğine diş bilemiş düşman
Çapraz fişek silahıma davranmışam...
Zırnık ödün vermemişem haa sevgimden
Korkmamışam heç
Ölümleri kuşanmışam...
Yalın ayak koşmuşam Kafkas cephelerine
Sarıkamış harekâtına katılmışam...
Buz kesmiş yüreğim Allah-u Ekber Dağlarında
Katmer katmer kefensiz donmuşam...
Çanakkale’de etten duvar olmuşam
Göğüs göğüse çarpışmışam Allah vekil
Bir adım geçirmemişem gâvuru öteye
Üst üste cansız yığılmışam...
Nasıl ki
Harb-i cihanlarla zayıflamışam
Güçten kudretten düşmüşem heyhat!
Yeraltı kaya yağlarım sulandırmış ağızları
Hemhal manda manda paylaşılmışam...
Öyle ki
Et ve tırnak misali ayrılmışam
Süt kuzu yavru gibi koparılmışam Anadolu’dan

Yılanlar tıslamış
Köpekler hırlamış ardımdan,
Sahipsiz kalmışam gavim gardaş,nerdesen...
Lord planları tayin etmiş kaderimi
Misak-i milli sınırlar dışına çıkarılmışam...
İtilmişem, kakılmışam, horlanmışam külliyen
Tekme tokat yerlere yatırılmışam...
Dağ ayılarının önüne atılmışam yaralı
Çöl develerinin hörgücüne tepe taklak asılmışam...
Türk menem demişem
Türkçe söylemişem
Eskiyaka’da kurşunlara dizilmişem...
Emeğimin hakkını istemişem
Gavurbağ’da linç edilmişem...
Adalet beklemişem
İplere gerilmişem...
Eşitlik yeğlemişem,
Zab suyu kana bulanmış
Altunköprü’de ekin gibi biçilmişem...
El insaf vicdan dilemişem
Zindanlara sürülmüşem...
Çığlıklarım katlimin sâlası
Diri diri gömülmüşem gavim gardaş, nerdesen...
Duy hele
Kimliğim değiştirilmiş
El-Temim olmuş Türkmen Kerkük
Hafızalardan kazınmışam...
Baas Baas bağırmışlar partizanca
Kin kusmuşlar yüzüm barabarı,
Evimden yurdumdan göçe zorlanmışam...
Kollarım kırılmış omuzlarımdan
İşkencelerle yoğrulmuşam...
Gözlerim kan çanağı
Fincan fincan oyulmuşam...
Ölmem yetmemiş kâfire
İp sarılmış cesedime
Sokaklarda dolaştırılmışam...
Cıncık gibi ortalığa saçılmış cism-i bedenim
Lime lime dağılmışam gavim gardaş, nerdesen...
Beterin beteri var...
Biri getmiş, ötekiler gelmiş...
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşam...
Mavzerler çevrilmiş üzerime
Tetiklere sarılmış Puştlar
Merhamet beklerken, zulüm bulmuşam...
Böyük devletlerin böyük oyunu
Yok etmek Türk’ün soyunu
Çoraplar örülmüş
Çuvallar geçirilmiş başıma
Aslanım; kediye boğulmuşam...
Okumak yazmak yok...
Dilim damağıma bağlanmış
Düşünmem, konuşmam, kızmam yasak...
Başın kaldırıp bakmak
Gözün ucuyla süzmek ne cüret...
Elim ayağıma dolanmış
Oturmam, yürümem, gezmem yasak...
Taş kesilmişem gavim gardaş, nerdesen...
Di gah gel...
Di gel ölem di gel...
Adına gurban olam di gel...
Alnına kanım çalam di gel...
Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen...
Yurdum Türkmen eli, can özüm sen...
Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen...
Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen
TÜRK MİLLETİ YANINDA GAVİM GARDAŞ...

SEN AĞLAMA...SEN ÖLME!..

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

el emegi

elişi,dantel,örgü..aradığınız herşey... ve örnekleri...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro